SSTAJJSTAJYERLİKTE GEÇEN SÜRELER EMEKLİLİK HESABINDA DİKKATE ALINMAZ .!

Hükümetten Emekli olmayı bekleyenlere müjde! Stajyer Sigorta girişleri kabul edildi!” gibi haberlere itibar etmeyiniz.
Söz konusu haberlerde sunulan ve sanki kanunlaşarak kabul edildiği izlenimi verilen resimlerde staj sürelerinin de emeklilik hesabında sayılacağı yer almaktadır. Bu haberler 6552 Sayılı İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN görüşmeleri sırasında daha kanun hükmünde kararname iken verilen ve eklenilmesi istenen bir kanun teklifi bileşeni üzerinden yapılmaktadır. Kanun Teklifi MHP Milletvekili Oktay Vural ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı tarafından verilmiş olup, 6552 sayılı kanuna eklenilmesi istenmiştir, ancak kanunlaşarak yürürlüğe giren yasada da görüleceği üzere böyle bir madde söz konusu 6552 sayılı Kanunda yer almamıştır.
İnsanların akıllarını karıştıran ve medya da da yanlış bilgiler verilmesine neden olan kanun teklifi ise şu şekildedir;
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5’inci maddesine göre; 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanmaktadır. Yine aynı maddeye göre; bu sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmakta ve bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaktadır. 5510 sayılı Kanunun “Sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 7’nci maddesine göre de; sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya staja başladıkları tarihten itibaren başlamaktadır. Ancak; 5510 sayılı Kanunun 38’inci maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girildiği tarih olarak kabul edildiğinden, çıraklar ve stajyerler çıraklık ve staj süreleri için malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasından sağlanan haklardan yararlanamamaktadır. Bir taraftan; çırak veya stajyer öğrenci olarak çalışanlar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırken ve de çırak veya stajyer olarak çalışmaya başlanılan tarih sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilirken, diğer taraftan da; bu hakların sadece kısa vadeli sigorta kolları ile sınırlı tutulması eşitsizliğe ve dolayısıyla mağduriyete neden olmaktadır.
Bu itibarla; çırak olarak çalışmaya veya staja başlanılan tarih uzun vadeli sigorta kolları bakımından da sigortalılık başlangıç tarihi olarak esas alınmalı, çıraklık ve staj süresi için borçlanma hakkı verilmelidir. Uygulamada; doğum, askerlik, aylıksız izin, doktora veya uzmanlık, avukatlık stajı gibi hatta bir çalışma ya da sigortalılık olmaksızın geçen bazı süreler borçlanılabilmektedir. Ayrıca meslek lisesi stajı veya çıraklık sigortası başlangıcından sonra doğum yapanlar isterlerse doğum borçlanması yapıp emekliliklerini öne alabilmektedir. Anayasanın eşitlik ilkesi de dikkate alınarak, uygulamada adaletin sağlanması için, aslında fiilen bir çalışmaya ve sigortalılığa dayanan çıraklık ve staj süresine borçlanma hakkı tanınmalı, bu çalışmalar sigortalılık başlangıç tarihi yönünden de dikkate alınmalıdır. Bu Kanun teklifinde; yaşanan mağduriyetin giderilmesinin yanında mesleki eğitimin özendirilmesine de katkıda bulunmak amacıyla çırak veya stajyer öğrenci olarak çalışılan süreler için borçlanma hakkı verilmesi ve sigortalılık başlangıç tarihinin uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında da çırak olarak çalışmaya veya staja başlanılan tarih olarak esas alınması öngörülmektedir.
Madde 1- Çırak veya stajyer öğrenci olarak çalışılan süreler için borçlanma hakkı verilmesi ve sigortalılık başlangıç tarihinin uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında da çırak olarak çalışmaya veya staja başlanılan tarih olarak esas alınması öngörülmektedir. Böylece, hem kuruma gelir sağlanması, hem de o dönemdeki çalışmaların boşa geçmiş olmasının önlenmesi, bu konudaki mağduriyetin giderilmesi ve mesleki eğitimin özendirilmesi amaçlanmaktadır. Madde 2- Yürürlük maddesidir. Madde 3- Yürütme maddesidir.
Bu şekilde verilen kanun teklifi ne yazık ki kabul edilmemiş ve staj süreleri emeklilik hesabında dikkate alınmamaya devam edilmiştir.
506 sayılı Kanuna göre stajyerler için analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmamakta olup, stajyerler için kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanmaktadır.
5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendine göre; ” 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç , 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.” denilmektedir.
Her iki Kanun uygulamasından da anlaşılacağı üzere stajyer hakkında (Kısa Vadeli Sigorta Kollarından) iş kazaları ve meslek hastalıkları hükümleri uygulanmaktadır.
Stajyer için ödenen primlerin Kısa Vadeli Sigorta Kolları tabi olması sonucunda staj dönemindeki sigorta başlangıcı emeklilik , yaş ve prim hesabında dikkate alınmaması anlamına gelmektedir. Emeklilik hesabında sigorta başlangıcının kabul edilebilmesi için Uzun Vadeli Sigorta Kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm) tabi prim ödenmesi gerekmektedir.
Sigortalının ilk sigorta başlangıcı staj yaptığı döneme denk geliyorsa maalesef emeklilik hesabında staj başlangıcı sigortası dikkate alınmamaktadır. Sigortalı hakkında ne zaman Uzun Vadeli Sigorta Kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm) tabi prim ödenmeye başlandı ise o tarih sigorta başlangıcı kabul edilip emeklilik yapılmaktadır.

dullDul yetim aylıklarının bağlanması konusu halk arasında en çok konuşulan konuların başında gelir. Çünkü dul / yetim aylıklarının bağlanmasında 01/10/2008 sonrası yapılan yeni düzenlemeler ve uygulamalar tam anlamıyla akıl karıştırır cinsindendir.

Aynı mahalleyi paylaşan Ayşe, hem babasından ve hem de eşinden maaş almasına karşın, Fatma maalesef alamamaktadır.

Bu yazımda aylıklarının bağlanma ya da bağlanamamasının nedenlerini ve niçinlerini sizlerle ayrıntılı olarak paylaşmaya çalışacağım.

Sosyal güvenlik kanunlarına göre kız çocukları, ölen anne ve babalarından dolayı iki tam maaş yani hem SSK (4/a) + Bağ- Kur (4/b) ve hem de Emekli Sandığı (4/c) + SSK (4/a) gibi alabildikleri gibi tek maaş Emekli Sandığı + Emekli Sandığı veya bir tam bir yarım maaş SSK (4/a) + SSK (4/a) alabilmekte yahut ölüm tarihine bağlı olarak hiç maaş alamamaktadırlar.

BEKAR, DUL, BOŞANMIŞ VEYA ÇALIŞMIYOR OLACAK

Yetim aylığından kız çocuklarının faydalanabilmesinde evli / bekar veya dul olup olmadığı, çalışıp çalışılmadığı çok önemlidir. Kız çocukları yaşları ne olursa olsun bekar, dul veya boşanmışlarsa, çalışmıyor, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık almıyorsa yetim maaşı alabilirler.

Anne ya da babanın ölümü sonrası bağlanacak aylıklardan bir tanesinin 5434 (Emekli Sandığı) Sayılı Kanun kapsamında olması halinde, yetim kız çocuklarına her iki aylık tamdan ödenecektir.

5510 Sayılı Kanun’a Göre kız çocuklarına anne ve babadan bağlanacak aylık; anne babanın ölümünün 30.09.2008 sonrası olması halinde ;

1- Annenin ve babanın SSK’lı (4/a) olması halinde yetim kız çocuğu, çalışmamak ve emekli maaşı almamak kaydıyla yüksek aylığın tamamını düşük aylığın da yarısını alır.

2- Anne ve babanın Bağ-Kur’lu (4/b) li olması halinde , çalışmamak ve emekli maaşı almamak kaydıyla yüksek aylığın tamamını, düşük aylığın yarısını alır.

3- Annenin ve babanın Emekli Sandığı (4/c) mensubu olmaları halinde, çalışmamak ve emekli maaşı almamak kaydıyla yüksek aylığın tamamını, düşük aylığın yarısını alır.

4- Annenin ve babanın Bağ-Kur (4/b) ya da SSK’lıdan (4/a) birisine tabi olduğunu kabul eder veya annenin ve babanın sadece Emekli Sandığı ( 4/c)’li olduğunu varsayar isek yetim kıza iki maaş da tam olarak ödenir.

5- Ölümlerden biri 1.10.2008 öncesi ise ; 4/a (SSK) ise anne ve baba yüksek olan aylık tam, düşük aylığın yarısı ,4/b ( Bağ-Kur) ise anne ve baba yüksek aylık tam, düşük olan aylığın yarısı, 4/c (Emekli Sandığı) ise anne ve baba tercih edilen aylık tam ödenir.

6- Ölümlerden ikisi de 1.10.2008 öncesi ise; 4/a (SSK) ise anne ve baba yüksek olan aylık tam, düşük aylığın yarısı, 4/b ( Bağ-kur ) ise anne ve baba yüksek olan aylık , 4/c ( Emekli Sandığı ) ise anne ve baba tercih edilen aylık tam ödenir.

7- Ölümlerden biri 1.10.2008 öncesi Emekli Sandığı (4/c) ve 4/a SSK veya 4/b Bağ-Kur ise iki tam aylık ödenir.

8- Ölümlerden biri 1.10.2008 öncesi Emekli Sandığı (4/c) + Emekli Sandığı (4/c) ise tercih edilen aylık tam ödenir.

9- Ölümlerden biri 1.10.2008 öncesi ise Emekli Sandığı (4/c) ve SSK 4/a veya Bağ-Kur 4/b ise iki tam aylık ödenir.

10- Ölümlerden ikisi de 1.10.2008 öncesi Emekli Sandığı (4/c) ve SSK 4/a veya Bağ-Kur 4/b ise iki tam aylık ödenir.

11- Ölümlerden biri 1.10.2008 öncesi SSK 4/a veya Bağ-Kur 4/b ve SSK 4/a veya Bağ-Kur 4/b ise iki tam aylık ödenir.

12 – Ölümlerden ikisi de 1.10.2008 öncesi ise SSK 4/a veya Bağ-kur 4/b ve SSK 4/a veya Bağ-kur 4/b ise iki tam aylık ödenir.

13- Bağ-Kur 4/b’den maaş almakta iken 04.10.2000 öncesi veya 08.08.2001 ile 01.08.2003 tarihleri arasında vefat edenin yetimlerine aylık bağlanabilmesi için kız çocuğunun gelirinin geçimi sağlayacak miktardan az olması, diğer bir ifade ile gelirleri toplamının brüt asgari ücretin altında olması gerekmektedir.

14- Ölümün 1.10.2008 tarihinden sonra olması halinde, yetim kızına sigortalılık statüsüne bakılmaksızın hem anne hem de babadan yetim aylığına hak kazanmaları halinde yüksek olan aylığın tam, düşük olan aylığın ise yarısı ödenir.

Biliyorum çok karışık, fakat maalesef uygulama böyle …

REDDİ MİRAS YAPABİLİR MİYİM ?

Fuat Bey,sizden acil bilgiye ihtiyacım var. Eşim vefat etti fakat ödeyemiyeceğimiz kadar borcu var, mirasını reddedersek maaş alabilir miyim ?

Değerli okurum,Hemen cevaplayayım.Evet maaş alabilirsiniz. Dul / yetim aylığı bir haktır. Eşinizin mirası ile ilgili reddi miras davası açmanız maaş alamayacağınız anlamına gelmez.

BABASINDAN AYLIK ALABİLİR Mİ ?

Fuat Bey, kayınvalidem sigorta emeklisi, rahmetli kayınpederim Emekli Sandığı emeklisi olduğu için şu an ondan dul aylığı almaktadır. SSK emeklisi babasından da maaş alabilir mi ?

Değerli okurum, Kayınvalideniz SSK dan emekli olduğu için SSK emeklisi olan babasından aylık alamaz.

Haftaya görüşmek üzere, sosyal güvenlikle kalın.